1 Eylül 2015 Salı

Yargılamanın Yenilenmesi (CMK m.311 vd.)

Yargılamanın Yenilenmesi (CMK m.311 vd.)
Kesinleşmiş hükümler aleyhine başvurulabilecek diğer bir yoldur. Hukuki güvenlik açısından kesin hüküm bir zorunluluk olsa da adlî hataların düzeltilmesinden de tamamen vazgeçilemez. Yargılamanın yenilenmesi de bu gerekliliğin bir sonucudur.
Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu olduğu için yargılamanın yenilenmesine ancak kesinleşmiş hükümler hakkında başvurulabilir. Ortada herhangi bir sebeple kesinleşmiş iki hüküm var ise ikincisi her halde iptal edilmeli ve koşulları oluşmuş ise ilk yargılama yenilenmelidir.
Yargılamanın yenilenmesi, kanunda belirtilen sebeplerin varlığı halinde kararı veren mahkemenin yargılamayı baştan itibaren tekrarlayarak yeniden karar vermesidir.
Yargılamanın yenilenmesi başvurusu kural olarak infazı ertelemez. Ancak bu kural kesin değildir. Mahkeme gerekli görürse henüz başlanmamış infazın ertelenmesine ya da başlamış infazın durdurulmasına karar verebilir. Bu konuda mahkemenin takdir yetkisi mevcuttur (CMK m.312).
Yargılamanın yenilenmesi hakkında ayrıntılı değerlendirme için bkz. Ahu Karakurt, Muhakemenin Yenilenmesi, Ankara 2009.

 

KAYNAK: www.puuny.com

Kanun Yararına Bozma (Yazılı Emir) (CMK m.310)

Kanun Yararına Bozma (Yazılı Emir) (CMK m.310)
Kanun yararına bozma, eski deyimiyle yazılı emir ya da olağanüstü temyiz; istinaf mahkemesi ya da Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlarda hukuka aykırılık bulunması halinde kural olarak Adalet Bakanının talebi ve bazı hallerde de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının talebi ile hükmün ilgili ceza dairesi tarafından incelenmesidir.
Bütün olağanüstü kanun yollarında olduğu gibi, kanun yararına bozmada da aleyhine kanun yoluna başvurulan hüküm kesinleşmiş bir hükümdür. Ancak olağanüstü itirazdan farklı olarak buradaki hüküm hiçbir üst merciden geçmeden kesinleşmiştir. Buna göre istinaf ya da temyiz incelemesinden geçerek

kesinleşmiş hükümler olağanüstü temyize konu olmaz. Bu anlamda temyiz ya da istinaf için öngörülen süre dolmadan kanun yararına bozmaya gidilemez. Eğer esas hükümle birlikte temyiz edilecek bir ara karar söz konusu ise burada da esas hüküm için öngörülen sürenin kanun yoluna başvurulmadan geçmesi gerekir.
Olağanüstü temyiz yoluna kural olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Adalet Bakanı’nın talebi üzerine başvurabilir. Aşağıda inceleneceği üzere bazı hallerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da re’sen bu yola başvurabilir.
Kanun yararına bozmaya başvurabilmek için herhangi bir süre şartı öngörülmemiştir.

 

KAYNAK: www.puuny.com