1 Eylül 2015 Salı

Hücre Sistemi

Hücre Sistemi
18. yy.ın sonlarına doğru, cezaların, hükümlülerin diğer hükümlülerle hiçbir araya getirilmeksizin ya da çok kısıtlı sürelerle bir araya getirilerek, bir arada bulundukları sürelerde ağır işlerde çalıştırılarak soyutlanmak suretiyle infaz edilmesi savunulmaya başlanmıştır. Bu şekilde savunulan hücre sistemi iki tür hapishanenin ortaya çıkmasına sebep olmuştur:

 

KAYNAK: www.puuny.com

Topluluk Sistemi

Topluluk Sistemi
Bu sistem hükümlülerin cezalarının topluca infaz edilmesi esasına dayanır. Bu yönüyle bu infaz sistemine müşterek hapis sistemi de denir. Söz konusu sistem hemen hemen en eski infaz sistemi olup, tarihi, hapishanelerin tarihi ile aynıdır. Bu infaz kurumlarında hükümlüler cezalarını hep birlikte çektiklerinden sisteme topluluk sistemi adı verilir. Bu sistem ilk defa 1596 yılında Amsterdam’da açılan erkek cezaevinde uygulanmıştır. Bu nedenle sisteme Amsterdam sistemi de denmektedir. Topluluk sisteminin sakıncaları şu noktalarda toplanabilir:
•   Bu sistemde mahkûmlar “en azılı” mahkûmların etkisi altında kalmaktaydılar. Bu durum ilk defa suç işleyen mahkûmların da bir süre sonra itiyadi suçlu haline gelmesine neden olmaktaydı.
•   İdareciler, mahkûmları bir bütün olarak göz önüne almak zorunda olduklarından iyiyi kötüden, ıslah olanı olmayandan ayıramamaktaydı.

•   Suçlular sürekli iletişim içinde bulunduklarından eğilimlerini, “uzmanlıklarını birbirlerine aktarmakta, birbirlerine önerilerde bulunmaktadırlar. Bu da cezanın ıslah edici etkisini ortadan kaldırmaktadır.
•   Aynı koğuşta kalan hükümlüler salıverildiklerinde diğer hükümlülerce tanınma utanç ve tehlikesine maruz kalmakta; bu da onların topluma uyumlarını önlemektedir.
•   Hükümlülerin tahliye sonrası yeni suç ortağı bulmasına katkı sağlamaktadır.
•   Etkileşim ve toplu davranışlara sebebiyet vermektedir.

 

KAYNAK: www.puuny.com