Ceza hukukunun en eski kurumlarından biri olan af, insanlık tarihi boyunca dini, felsefi ve hukuki anlamda daima güncelliğini korumuş, gerek düşünce alanında gerekse uygulamada tartışmalara konu olmuştur. Af yetkisine yöneltilen eleştiriler daha ziyade bu yetkinin kötüye kullanılmasından kaynaklanmaktadır. İyi şekilde kullanıldığında, aşırıya kaçılmadığında, affın çeşitli hukuki ve sosyal yararları olduğu söylenebilir.
Af, ceza kanunlarının somut olaylara uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek haksızlıkları gidermek suretiyle adaletsizlikleri önlemek, aşırı yığılma neticesinde dolma noktasına gelen cezaevlerinin boşaltılması gerekçelerine dayanabilir. Ancak af, Türkiye’de genellikle siyasi gerekçelerle çıkarılmaktadır. Bir gereksinim ya da zorlayıcı neden olmadan af kanunu çıkarılmamalıdır. Aksi halde cezanın ve cezalandırmanın amaçları anlamını yitirir.
sonuçlar doğurmakla birlikte bir yargı işlemi değildir. Zira af yetkisinin tesisinde ve kulla¬nılmasında yargısal usullere başvurulmamakta ve aftan faydalanacaklar yargı usulleriyle belirlenmemektedir.
Birey aftan yararlanmaya mecburdur, aftan yararlanmayacağını ileri süremez. Ancak af kanunu, aftan yararlanmamak hakkını kişilere verebilir.
Anayasa m. 163/3 gereği münhasıran orman suçları (orman yakmak, ormanı yok etmek, daraltmak amacıyla işlenen suçlar) için genel veya özel af çıkarılamaz. Çıkarılan genel ve özel af kapsamına bu suçlar dahil edilemez.
KAYNAK: www.puuny.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder