Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Örneğin, 9 yıl hapis cezasına mahkûm edilen bir kişinin cezaevinde geçirmesi gereken süre 6 yıldır. O halde denetim süresi bu hükümlü bakımından 3 yıl olacaktır. Diğer bir deyişle, süreli hapis cezalarında geri kalan ceza miktarı denetim süresini oluşturur.
CGTİHK m.107/10’un “hâkim, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde kaldırabilir.” şeklindeki düzenlemesinden hükümlünün denetim süresini değişik şekillerde geçirebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Buna göre koşullu salıverilen kişi;
1. Denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulabilir.
2. Belli yükümlülükleri yerine getirmeye tâbi tutulabilir.
3. Hem denetimli serbestliğe ve hem de belli yükümlülükleri yerine getirmeye tabi tutulabilir.
4. Ne denetimli serbestliğe ne de belli yükümlülükleri yerine getirmeye tâbi tutulabilir.
5. Nihayet uygulanan denetimli serbestlik ya da getirilen yükümlülükler denetim süresi içinde kaldırılabilir.
Son iki halde artık bir denetim olanağı kalmayacağından cezaevindeki infazdan sonraki sürenin tüm halleri de kapsayacak şekilde denetim süresi olarak ifade edilmesinin bir anlamı bulunmaz.
Koşullu salıverilen kişinin denetim süresi içinde denetime ya da belli yükümlülükleri yerine getirmeye tâbi tutulabilmesi olanağının getirilmesiyle denetim süresinin başına buyruk geçirilen bir süre olmaktan çıkarılması amaçlanmıştır. Buna göre şartla salıverilen hükümlüden bir denetim süresi içinde bazı yükümlülükleri yerine getirmesi istenebilir ve denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilebilir. Böylece suçlunun yeniden sosyalleşmesi amacının gerçekleşmesi de sağlanmış olmaktadır. Ancak gerek yükümlülükler getirilmesi ve gerekse uzman kişi görevlendirilmesi hususu hâkimin takdirine bırakılmıştır.
Uzman Kişi Görevlendirme
Hâkim, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir (CGTİHK m.107/9).
KAYNAK: www.puuny.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder