5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre mahkemece haklarında müdafi veya vekillik görevinden yasaklanmış bulunan avukatlar, Kanunda belirtilen yasaklama süreleri içinde başka davalarla ilgili olsa bile müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişiyi kurumda ziyaret edemez. (Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik m.21).
Konu CMK m.151’de düzenlenmektedir.
Görüldüğü üzere yasaklanan sadece müdafi değil, vekildir. CMK m2’ye göre vekil; katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatıdır. O halde sadece şüpheli veya sanığı değil, suçtan zarar görenin avukatı da yasaklanabilir.
Yasağın Kapsamı
Yasaklama şu hallerde söz konusu olabilir:
• Avukat, suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220) ve silahlı örgüt suçları (TCK m.314) ile terör suçlarından tutuklu ve hükümlü olanların müdafilik veya vekillik görevini üstlenmiş olmalıdır.
• Avukat hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220) ve silahlı örgüt suçları (TCK m.314) ile terör suçları nedeniyle kovuşturma açılmış olmalıdır.
Ne TCK’da ne de CMK’da terör suçu kavramı tanımlanmamış olmasına rağmen hükümde terör suçlarından söz edilmiş olması doğru olmamıştır. Hangi suçların terör suçu olduğu tartışmalı olduğundan hüküm uygulamada sorun çıkarabilecek niteliktedir.
Öte yandan “kovuşturma açılmış olması” terimi çok doğru olmasa da bununla kastedilenin söz konusu suçlar ile ilgili olarak avukat hakkında kamu davası açılmış olması anlaşılmalıdır. O halde bu suçlardan hakkında soruşturma yapılan avukat bakımından yasaklama kararı verilemez.
Nihayet bu koşullar var olsa dahi avukatın yasaklanması zorunlu değildir. Nitekim “yasaklanabilir” denmiş olması bunu ifade etmektedir.
Muhakemesi
Cumhuriyet savcısının yasaklamaya ilişkin talebi hakkında, müdafi veya vekil hakkında açılan kovuşturmanın yapıldığı mahkeme tarafından gecikmeksizin karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. İtiraz sonucunda yasaklama kararının kaldırılması halinde avukat görevini devam ettirir.
Süresi
Müdafilik görevinden yasaklama karan, kovuşturma konusu suçla sınırlı olmak üzere, bir yıl süre ile verilebilir. Ancak, kovuşturmanın niteliği itibariyle bu süreler altı aydan fazla olmamak üzere en fazla iki defa uzatılabilir. Kovuşturma sonunda mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi halinde, kesinleşmesi beklenmeksizin yasaklama kararı kendiliğinden kalkar.
Görevden yasaklama kararı, tutuklu veya hükümlü ile yeni bir müdafi görevlendirilmesi için derhal ilgili baro başkanlığına bildirilir (m.151/5).
KAYNAK: www.puuny.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder