1 Eylül 2015 Salı

TCK’nın Yaptırım Sistemi

TCK’nın Yaptırım Sistemi
TCK suç karşılığı olarak uygulanabilecek yaptırımları, ceza ve güvenlik tedbirleri olarak belirlemiştir. Cezalar ise hapis ve adlî para cezasıdır. Burada cezalar incelenecek, güvenlik tedbirleri ve infazı aşağıda ayrı bir başlık altında ele alınacaktır.
Cezalar ise hapis ve adlî para cezası olmak üzere iki çeşittir. Kanunsuz ceza olamayacağına göre bu iki cezadan başka bir cezaya hükmedilemez.
TCK’da asli-fer’i ceza ayrımına da yer vermiş değildir. Gerçekten TCK m.53 vd. hükümlerinden de anlaşılacağı üzere daha önce fer’i (ek) ceza olarak nitelenen bazı cezaların artık güvenlik tedbiri olarak kabul edildiği anlaşımaktadır.
Bununla birlikte TCK’da seçimlik cezanın korunduğunu söyleyebiliriz. TCK m. 98/1, m.100,
m.105/1, m.125/1, m.259 buna örnek olarak verilebilir.
Yine TCK’nın 647 sayılı CİHK’da mevcut olan uzun süreli-kısa süreli hapis cezası ayrımına son vermiş olduğu söylenebilirse de, hemen aşağıda görüleceği üzere (m.49/2, m.50), TCK’da kısa süreli hapis cezası varlığını korumaya devam etmektedir. Bir kısım cezalar kısa süreli kabul edildiğine göre, geri kalan cezaların uzun süreli olduğu ileri sürülebilir. O halde yasa açıkça zikretmese de uzun-kısa süreli hapis cezası ayrımını korumaktadır

 

KAYNAK: www.puuny.com

Cezanın Türleri

Cezanın Türleri
Cezalar hukuki nitelikleri ve yöneldikleri değerler bakımından bazı ayrımlara tabi tutulabilir.
Hukuki nitelikleri yönünden cezalar asli ceza-fer’i (ek) ceza, seçimlik-tamamlayıcı ceza şeklinde ayrılabilir.
Asli ceza, yasada suçun asıl karşılığı olarak öngörülen cezadır.
Ek ya da fer’i ceza ise yasanın asıl cezaya ek olarak belirlediği cezadır. Ek cezanın en önemli özelliği asli cezadan bağımsız olarak, tek başına hükmedilmesinin olanaksız bulunmasıdır.

Seçimlik cezalar ise esas itibariyle asıl ceza olup, öngörüldüğü suça ilişkin olarak hâkim tarafından seçilebilen cezalardır. Örneğin, hakaret suçunda hapis veya para cezası öngörülmüştür. Seçimlik cezanın varlığı halinde bu cezalardan sadece biri uygulanabilir. Her iki cezanın birlikte uygulanması mümkün değildir.
Nihayet asli cezaya yasal sonuç olarak eklenen cezalara da tamamlayıcı cezalar denir. Bunlar ceza mahkumiyetinin doğrudan sonucu olduğundan ayrıca hükümde gösterilmese de infaz sırasında uygulaması yapılır.
Yöneldikleri değerler yönünden ise cezalar yaşam hakkına, özgürlüğe, malvarlığına ve şerefe yönelik olabilir. Çağdaş ceza hukukunda bireyin yaşam ve şerefine yönelik cezalara yer verilmemesi gerektiği kabul edilir ve bunun sonucu olarak artık idam cezalarına ceza kanunlarında yer verilmez. Nitekim 5237. TCK idam cezasına ve 765 s. TCK m. 43’te yer alan hükmün ilanına yer vermemiştir. Bununla birlikte iftira suçunu düzenleyen TCK m. 267/9 “Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir” hükmünü getirmek suretiyle buna aykırı bir düzenlemeye yer vermiştir.

 

KAYNAK: www.puuny.com