Cezalar hukuki nitelikleri ve yöneldikleri değerler bakımından bazı ayrımlara tabi tutulabilir.
Hukuki nitelikleri yönünden cezalar asli ceza-fer’i (ek) ceza, seçimlik-tamamlayıcı ceza şeklinde ayrılabilir.
Asli ceza, yasada suçun asıl karşılığı olarak öngörülen cezadır.
Ek ya da fer’i ceza ise yasanın asıl cezaya ek olarak belirlediği cezadır. Ek cezanın en önemli özelliği asli cezadan bağımsız olarak, tek başına hükmedilmesinin olanaksız bulunmasıdır.
Seçimlik cezalar ise esas itibariyle asıl ceza olup, öngörüldüğü suça ilişkin olarak hâkim tarafından seçilebilen cezalardır. Örneğin, hakaret suçunda hapis veya para cezası öngörülmüştür. Seçimlik cezanın varlığı halinde bu cezalardan sadece biri uygulanabilir. Her iki cezanın birlikte uygulanması mümkün değildir.
Nihayet asli cezaya yasal sonuç olarak eklenen cezalara da tamamlayıcı cezalar denir. Bunlar ceza mahkumiyetinin doğrudan sonucu olduğundan ayrıca hükümde gösterilmese de infaz sırasında uygulaması yapılır.
Yöneldikleri değerler yönünden ise cezalar yaşam hakkına, özgürlüğe, malvarlığına ve şerefe yönelik olabilir. Çağdaş ceza hukukunda bireyin yaşam ve şerefine yönelik cezalara yer verilmemesi gerektiği kabul edilir ve bunun sonucu olarak artık idam cezalarına ceza kanunlarında yer verilmez. Nitekim 5237. TCK idam cezasına ve 765 s. TCK m. 43’te yer alan hükmün ilanına yer vermemiştir. Bununla birlikte iftira suçunu düzenleyen TCK m. 267/9 “Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir” hükmünü getirmek suretiyle buna aykırı bir düzenlemeye yer vermiştir.
KAYNAK: www.puuny.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder