1 Eylül 2015 Salı

Cezaevi Alt Kültürü ve Cezaevilileşme

Cezaevi Alt Kültürü ve Cezaevilileşme
Hiçbir ülkenin cezaevi yaşamı diğerine benzemez. Cezaevleri bulundukları toplumu ve onun kültürünü yansıtır. Bununla birlikte cezaevlerine özgü, ayrı bir alt-kültürün varlığından da söz edilir. Gerçekten hükümlülük, cezaevlerinin kendine özgü koşulları nedeniyle bir alt kültür karşı düzeni, organizasyonu meydana getirir. Bu alt kültür, kendi adet, alışkanlık ve geleneklerinden hatta kendi dilinden oluşur.
Cezaevlerinde geçerli olan alt kültürün önemli kurallarının şunlar olduğu ifade edilir:
•   Başkalarının işine karışma, kendi işinle ilgilen.
•   Soğukkanlı ol ve duygusal açıdan kendini kontrol et.

•   Diğer hükümlülerden çıkar sağlamaya çalışma.
•   Katı, dayanıklı ve güçlü ol, “erkek”gibi davran.
•   Cezaevi idaresine karşı mesafeli ol.
Cezaevilileşme, bir alt kültür normu olarak cezaevi yaşamına uyum şeklinde ifade edilmektedir. Cezaevi alt kültürüyle ortaya çıkan toplum dışına itilmişlik cezaevilileşme usulüyle tamamlanır. Gerçekten hükümlü, cezaevinde geçen süre içinde düşünce ve davranışlarını, olumsuz bir sosyalleşme süreci ya da usulü olarak da nitelenebilecek olan, orada geçerli olan kurallara uydurur. Ancak bu durumun esasen infazın amacına aykırı olduğu da söylenmelidir.
Cezaevilileşmenin etkisinin iki şekilde ortaya çıktığı söylenmektedir: Az cezaevilileşme ve kuvvetli cezaevilileşme.
Şu hallerin varlığı durumunda cezaevilileşme etkisinin az olduğu ileri sürülür:
•   hapis cezasının kısa olması nedeniyle cezaevi alt kültürünün etkisinin kısa ve az olması.
•   eski sosyal ilişkilerin etkisiyle sağlam kişilik
•   hükümlülük sırasında olumlu sosyal ilişkilerin korunması.
•   ilkel cezaevi gruplarına dahil olmama.
•   hükümlüler tarafından belirlenmiş kurallar ile alınmış olan kararların itirazsız kabul edilmemesi ve reddi.
•   normal olmayan cinsel davranışlardan uzak durarak, çalışma ve boş zaman uygulamalarına ciddi olarak dahil olma.
Buna karşılık cezaevilileşmenin kuvvetli olduğu sonucuna götüren koşullar ise şunlardır:
•   Hapis cezasının uzunluğu ve onunla bağlantılı olarak cezaevi alt kültürünün uzun süren etkisi.
•   Sağlam olmayan bir kişilik, kişilik zayıflığı
•   İnfaz kurumu dışındaki kişilerle olumlu ilişkiler sürdürmede eksiklik.
•   İnfaz kurumunda bulunan gruba/gruplara uyuma hazır olma ve yetenek
•   Diğer hükümlü ve grupların kurallarını itirazsız kabul etme.
•   Benzer arayışlara sahip diğer hükümlülerle ilişki.
•   Normal olmayan cinsel davranışlar ile talih oyunlarına hazır olma.
Şayet hükümlülerin yaşamsal sayılabilecek gereksinimleri aşırı derece sınırlanır ve onur kırıcı bir şekilde davranılırsa hızlı bir alt kültüre uyum ve cezaevilileşme süreci başlar. Bu da kurum için iyileştirme ve eğitim amacının ve dolayısıyla yeniden topluma kazandırmanın en amansız düşmanıdır. Unutulmamalıdır ki, çocuk eğitim evlerinde alt kültüre mal olma ve cezaevilileşme daha kolaydır. Zira çocuk hükümlülerin kurumu ve kuralları eleştiren ve ona karşı çıkan bir grup oluşturması yaşları sebebiyle hiç de zor değildir.

 

KAYNAK: www.puuny.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder